kredi kartı

BANKA VEYA KREDİ KARTININ KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU

Banka veya kredi kartı kötüye kullanılması suçu
Günümüz dünyasında alışverişler büyük bir çoğunluk tarafından kredi ve banka kartları üzerinden yapılmaktadır. 2020 yılı itibariyle dünya üzerinde kullanılan kredi kartı sayısı 70 milyonun üzerinde, banka kartı sayısı ise 168 milyon olarak belirlenmiştir. Bu sayı her yıl katlanarak artmaktadır. Bu kadar yoğun bir kart kullanımı olmasının sebebi işlemlerimizi daha hızlı halletme isteğidir. Peki işlemleri hızlı halletmek teknolojinin getirdiği güzelliklerden biriyken bunun bizi olumsuz etkileyecek yönleri yok mu? İşte sorun da tam olarak burada ortaya çıkıyor. İnsanların bir kartla bütün işlerini hallettiğini düşünürsek, bu kartlar tehlikeli ellere geçtiği zaman başımıza büyük sıkıntılar açabilmektedir. Kartlar konusunda oldukça bilinçsiz olunması dolandırıcıların ellerini oldukça güçlendiren bir durumdur. Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de yılda ortalama 100.000 kişi kartla dolandırılmaktadır. Yoğun dolandırıcılık faaliyetlerine rağmen bu dolandırıcıların çoğunlukla izlerine ulaşılamamaktadır. İnsanların büyük bir çoğunluğu yalnızca bu tarz olayları televizyonda haber niteliğinde durum olduğunu düşünmektedir. Bir gün başına gelme ihtimali düşünülmediği için gerekli tedbirler genelde alınmamakta ve mağdur olan insanlar da sonrasında ne yapmaları gerektiğini bilmeyerek bir bakıma banka veya kredi kartı kötüye kullanılması suçuna katkı sağlamış olmaktadır.

TCK’da banka ve/veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu “Bilişim Alanında Suçlar” başlığı kapsamında ele alınmıştır. Bilişim suçları; bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi günümüz teknolojik iletişim araçları veya pos makinası gibi alışveriş araçları kullanılarak elektronik ortamda işlenen suçlardır. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu 3 farklı biçimde işlenebilmektedir:
1- Başkasına ait banka veya kredi kartını -kart sahibinin izni olmaksızın kullanarak yarar sağlama(TCK m. 245/1)
2- Sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek (TCK m.245/2)
3- Sahte bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak (TCK m.245/3)
Suçun Unsurları

Başkasına ait banka veya kredi kartını kullanarak yarar sağlama(TCK m. 245/1)

: Bu madde ile başkasına ait olan banka veya kredi kartının ele geçiriliş şekline bakılmaksızın, kart sahibinin rızası dışında kullanılması veya kullandırılması yoluyla yarar elde etmek suç haline getirilmiştir. Burada şunun ayrımına varmak gerekir: çok hareketli bir suç olması sebebiyle yalnızca kartın kullanımı bu suçu oluşturmaz, kullanımın yanında ayrıca haksız bir çıkarın sağlanması gerekir. Burada suçun mağduru , banka veya kredi kartının sahibidir. Yani bankanın sorumluluğuna gitmek gibi bir durum söz konusu değildir. Banka suçun mağduru değil, suçtan zarar gören konumundadır. Aşağıdaki tüm hallerde suç işlenmiş kabul edilmektedir:
• Banka veya kredi kartı sahibinin rızası alınarak temin edilmesine rağmen, rızası olmaksızın iade edilmeyerek kullanılması,
• Banka veya kredi kartının hırsızlık suçu işlenmek suretiyle kullanılması,
• Banka veya kredi kartının herhangi bir yerde bulunması ve kullanılması,
• ATM cihazına düzenek kurma yolu ile kartı elde ettikten sonra kullanılması.
Burada belirtilmesi gereken önemli noktalardan birisi de şudur ki hırsızlık suçunu işleyerek banka veya kredi kartını ele geçiren fail, kartı kullandığı takdirde, hem hırsızlık suçu nedeniyle hem de TCK md.245/1’de belirtilmiş olan; banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu sebebiyle ayrı ayrı cezalandırılır. Suçun cezası üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretmek, Satmak, Devretmek, Satın Almak veya Kabul Etmek (TCK md.245/2)

: Seçimlik hareketli bir suç olduğu için, suç tipinde tarif edilen herhangi bir hareket ile işlenebilmektedir. Buradaki suç tipimiz soyut tehlike suçu tanımına girer ve cezalandırma için somut vaka aranmaz. Yani suçun oluşması için kredi veya banka kartının kullanılması gerekmez. Suçun mağduru bakımından ise Failin hayali hesaplar oluşturarak elde ettiği banka kartlarıyla işlemler yapması halinde ise, suçun mağduru banka veya kredi kuruluşudur. Bu yüzden adlarına kart üretilen gerçek kişi sayısınca değil banka sayısınca suç oluşacaktır. Aynı bankaya ait birden fazla sahte kartın değişik zamanlarda üretilmesi durumunda ise TCK md.43’de sayılan zincirleme suç hükümleri uygulanmaktadır. Burada suçun oluşabilmesi için üretilen, satılan, devredilen, satın alınan veya kabul edilen sahte kartın bir hesap ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir çünkü, kartın kullanılması ve yarar sağlanması ancak kartın bir hesap ile ilişkilendirilmesine bağlıdır. Kartın bağlı olduğu hesap yoksa suçun oluşması mümkün değildir. Suçun yaptırımı şöyledir; üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Sahte Banka veya Kredi Kartını Kullanarak Yarar Sağlama (TCK md.245/3)

: Failin bu suçtan dolayı cezalandırılabilmesi için sahte kartı kullanması yeterli değildir, aynı zamanda kendisi veya başkasına yarar sağlaması gerekir. Fail sahte kartı kullanmasına rağmen bir yarar elde edememişse bu suça teşebbüsten cezalandırılacaktır. Buradaki suçun TCK md.245/1’deki suçtan farkı yarar sağlamada kullanılan kartın gerçek değil sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kart olmasıdır. TCK md.245/2,3 suçlarını işleyen fail ikisinden de ayrı ayrı cezalandırılır. Yani sahte banka veya kredi kartını üreten, kabul eden, satın alan kişi aynı zamanda yarar sağlarsa gerçek içtima kuralı gereği ikisinden ayrı ayrı cezalandırılır. Yaptırımı 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır.

Başkasına Ait Kartın Kötüye Kullanılması Suçunda Şahsi Cezasızlık Hali (TCK md. 245/4)

Yakın akrabalara ait kartın kötüye kullanılması durumunda faile ceza verilmez ve bu duruma şahsi cezasızlık hali denir. Bunlar şöyle sıralanmıştır:
1- Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
2- Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
3- Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin işlemesi halinde bu kişiye ceza verilmez.
Peki dolandırılan veya buna teşebbüs edildiğini fark eden kişiler/müştekiler ne yapmalılar? Bu durum erken müdahale edildiği takdirde önüne geçilebilecek bir durum mudur? Bu kadar çok dolandırıcılık olayının arkasında bulunan sebepler nelerdir?
-İlk olarak kayıp ya da çalıntı halinde ilgili banka aranıp kart kullanıma kapatılmalıdır.
-Şüpheli ya da hileli bir işlem görüldüğünde banka, gerekli soruşmayı yaptırmak için uyarılmalıdır.
-Aynı şikayet ikamet edilen yerdeki savcılığa da yapılmalıdır.
-En fazla dolandırıcılık mail yoluyla yapılmaktadır. Bu nedenle kişisel bilgilerinizi talep eden hiçbir e-posta açılmamalıdır.
Bu son maddemiz günümüz teknoloji dünyası açısından oldukça önem arz etmektedir. Artık tek linke tıklama ile bile banka hesapları dolandırıcıların eline geçebilmektedir. Genelde “burs verme” veya “bir çekiliş kazandınız” şeklinde gelen mesaj yoluyla dolandırılan insanların sayısı teknolojinin gelişmesiyle doğru orantılı olarak giderek artmaktadır. Bu tarz bir olayla karşılaşılması durumunda, numaranın ivedi bir şekilde kolluk kuvvetlerine bildirilmesi maddi ve manevi zararların oluşmasını engelleyecektir.
Kanımızca dolandırıcılık suçlarının bu kadar yoğun bir şekilde işlenmesinin temelinde yatan sebep, verilen cezaların yetersiz oluşudur. Bu suçun tek bir faille işlenmesi durumunda 1 ila 5 yıl, suçun nitelikli yani şebeke halinde işlenmesi durumunda bile cezanın üst sınırı 7 yıl gibi caydırıcı olmayan sürelerin takdir edilmiş olması ve dolandırıcıların ele geçirdiği miktarların oldukça astronomik rakamlar olması da maalesef verilen cezaları caydırıcı olmaktan çıkartmaktadır. Bu sebeplerle bu konuda yeni bir kanuni düzenlemenin yapılması gerektiğini düşünmekteyiz.
Banka veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması Suçu
https://www.aydinlawgroup.com/hukuki-katalog/
Türk Ceza Kanunu

A.Mücteba AYDIN