Dünyadaki En Sıradışı ve İlginç 10 Dava – En İlginç Dava
Dünyada birçok ilginç davayla karşılaşıyoruz, biz de bu davaların bir kısmını sizler için derledik. Açılan en ilginç dava lara Stella ödülleri ismiyle ödül dahi veriliyor. Bu ödülün hikayesi Stella Liebeck’in McDonalds’dan aldığı kahveyi üzerine dökmesiyle başlıyor. Dökülen kahvenin aşırı sıcak olduğu iddiasıyla dava açan Stella, milyon dolar tazminat kazanıyor. Bu dava ülkemizde açılmış olsaydı muhtemelen 1 TL dahi kazanamazdı. Bu fahiş tazminat miktarının ardından her yıl düzenli olarak Stella Award adıyla ödül sahiplerini bulmaya devam ediyor.
En ilginç davalara geçmeden önce şimdiye kadar en fazla dava açan kişiden bahsedelim. O kişi Jonathan Lee Riches. Riches, durmaksızın dava açan bir kişi ve şimdiye kadar 4 binin üzerinde dava açmış durumda. Bu açtığı davalar sayesinde de “dünyanın en çok dava açan insanı” olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş. Bundan da hoşnut kalmamış olacak ki 2010 yılında Guinness Rekorlar Kitabına dava açmış. İşte size Riches’in açtığı davalardan yalnızca bir kaçı: George Bush, Che Guevara, Eyfel Kulesi, Britney Spears, Google, Roma İmparatorluğu, Eflatun, İskandinav Tanrıları ve daha nicesi.

1. Öleceksin dediniz ölmedim, ne oldu şimdi!

Bir kanser hastası, öngörülen süre içinde ölmediği gerekçesiyle sağlık müdürlüğünü dava etti. Kanser hastalığının teşhisi üzerine hasta kemoterapi almaya başladı. Ancak doktoru 3 aylık ömrü kaldığını belirtti. Ardından kemoterapi almaya başlayan hastanın durumu iyiye gitti. Doktorların kendisine söylediğinden fazla yaşayan bu kişi çoktan ölmüş olması gerektiğini belirterek tazminat talep etti.

2. Pişkinliğin bu kadarı!

Bir kadın sürücü, buz tutmuş yolda motorlu bir kızakla çarpıştı. Kızağın sürücüsü öldü. Kadın sürücü, tanık olduğu ölüm anında yaşadığı şok yüzünden adamın dul karısına tazminat davası açtı.

3. At mı var?

Kaliforniya’da belden aşağısı felçli bir adam, bir alışveriş merkezindeki iki perakende mağazasını kendisine hizmet eden hayvanını içeri almadılar diye dava etti. Söz konusu hayvan ise 74cm boyutlarında, tekerlekli sandalyeye bağlı adamı çekmekte olan bir at. Adam, her bir mağazadan 4.000$’lık tazminat talebinde bulundu.

4. Jant kapaklarını çalana tazminat!

19 yaşındaki Carl Truman, ellerini ezdiği gerekçesiyle komşusunu dava etti. Truman, komşusuna ait otomobilin jant kapaklarını çalmaya çalışırken direksiyonda birinin oturduğunu fark edemediği için hareket eden aracın tekerlekleri altında elleri ezilir. Komşusundan hastane masrafları dahil 74 bin dolar tazminat almaya hak kazandı.

5. Sen misin gelmeyen!

Azerbaycan’da bir damat, düğününe davet ettiği 200 misafirden 80 konuğun gelmemesi üzerine, bu kişiler hakkında “Onlar benim şeref ve haysiyetimle oynadılar” diyerek tazminat davası açtı. Azerbaycan’da düğünlere bir nevi iş gözüyle bakılıyor. Bu sebeple de işler birazcık karışabiliyor. Ülkemizde de benzer bir olay yaşanmıştı. Kayseri’de bir vatandaş düğününde çeyrek altın taktığı kişinin kendi düğününe gelmemesi ve altını göndermemesi üzerine altının bedelini geri talep etti. Araya tanıdıklarının girmesine rağmen çeyrek altınını geri alamadığını ifade eden vatandaş bunun üzerine icra takibi başlattı. Adresine ödeme emri gelen kişi, çeyrek altının bedelini icra dairesine ödemek suretiyle çeyreği mecburen iade etmiş oldu.

6. Biri bakarken yapamıyorum!

San Diego’da Belediye salonunda verilen konser sırasında erkekler tuvaletinde bir kadın gördügü gerekçesiyle, duygusal travma yaşadığını öne süren bir adam belediyeye karşı 5.4 milyon dolar tazminat davası açtı.

7. Otomatiğe bağlamak!

Merv Grazinski, yeni aldığı karavanını saate 70 mil hızda otomatik pilota bağlayarak, keyif kahvesi yapmak için arka tarafa geçer ve karavan yoldan çıkıp devrilir. Adam, karavanın el kitabında bununla ilgili bir uyarı olmadığı için üreticiyi dava eder ve 1 milyon 750 bin dolar tazminat ve yeni bir karavan almaya hak kazanır.

Dünyada dava durumları böyle peki ülkemizde ilginç davalar yok mu? Tabi ki var. Biraz da kendi davalarımızı inceleyelim.

8. Evde Sigara İçmeme ve Diş Fırçalama Cezası

Ankara’da yaşayan bir kadın, kendisine hakaret eden, döven, kişisel temizliğine dikkat etmeyen, yazları kendisi ve çocuklarını Bolu’daki ailesinin yanına 3 ay süreyle zorla gönderen kocasına karşı dava açtı. Davaya bakan Ankara 8. aile Mahkemesi, kocanın eşine şiddet uygulamaması için 6 ay evden uzaklaştırırken, kadın ve çocukların Bolu’da geçirebilecekleri süreyi 15 gün ile sınırlandırdı. Dilekçede ayrıca kocanın kişisel temizliğine dikkat etmediği, dişlerini fırçalamadığı yer aldı. Bunun üzerine mahkeme bir dizi tedbir alınmasına hükmetti.
Alınan kararlar şöyle: “Koca, 6 ay süreyle eşi ve diğer aile bireylerinin oturdukları eve ve iş yerlerine yaklaşamayacak, Evin ve ailenin giderleri ile faturalarını karşılayacak. Her bir çocuk için nafaka ödeyecek. Görev yaptığı ilin sağlık müdürlüğüne başvurarak, psikolojik tedavi alacak. Aile, yaz tatillerinde Bolu’da kocanın, anne ve babasının evinde en fazla 15 gün kalacak. Ev içinde sigara içmeyecek, dişlerini fırçalayacak ve kendini temiz tutacak. Ayrıca eşine ve çocuklarına ilgili olacak, sevecen davranacak ve zaman ayıracak.” şeklinde oldu.

9. Batman filmine Batman’dan dava

Batman Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, kentinin ismini kullanarak para kazandığını iddia ettiği ‘Batman’ filmi yapımcısına dava açmaya hazırlandıklarını, şu anda da davanın ABD’de mi yoksa Türkiye’de mi açılması gerektiği konusunda araştırma yaptıklarını söyledi. Kalkan, davadan elde edecekleri tazminatı da, Batman’lı kadınlar ve sokak çocukları için kullanacaklarını belirtti.
İngiltere’de bir köşe yazarının, dünyaca ünlü Batman çizgi filminin yüksek hasılatına rağmen, kadınların intihar ettiği, sokaklarda çocukların yaşadığı Batman Belediyesinin bu konuda hiçbir girişimde bulunmadığı konusunda eleştirdiğini söyledi. Bunun üzerine bu konuda yoğun araştırmalara giriştiklerini belirten Kalkan, “Batman Belediyesi bu konuda isim hakkında sahip olan bir kenttir, telif hakkı Batman’a ait olan bir kenttir. Batman, yasalarda ve uluslararası dilde de bu şekilde kullanılıyor. Aynı zamanda bu ülkenin de bir kenti durumunda. Bundan herhangi bir şüphemiz yok tabi. Bizim şu anda üzerinde durduğumuz, açılması gereken davalar Türkiye’de midir, yoksa o ülkenin yasalarıyla mı açılması gerekiyor? Bu konuda sıkıntılarımız var” dedi.

10. Öpmek ya da öpmemek işte bütün mesele bu!

“Pepsi reklamında gösterilenlere inanarak, ürünü satın alıp içtiği halde herhangi bir kadının reklamda gösterildiği gibi gelip kendisini öpmediğini” gerekçe gösteren Veysel Dağ, reklamda vaat edilen hususların yerine gelmemesi nedeniyle satın aldığı ürünün bedeli olan 1.3 TL’nin iadesini talep etti.
Pepsi Türkiye yetkilileri ise itirazın ciddiye alınacak bir şey olmadığını belirterek “Biz kimseye kadın vaat etmiyoruz. Spor ayakkabı giydiğinizde reklamdaki gibi dünya şampiyonu oluyor musunuz” dedi. Manken Aysun Kayacı’nın Pepsi reklamı genç tüketicileri hedef alıyor. Reklamda kutu pepsi açan bir genç, kolayı içmeye başladığında Aysun Kayacı beliriyor. Pepsi bu reklamla “Pepsi’nin tadı, güzel bir kızdan farksızdır” fikrini anlatmaya çalışıyormuş. Tüketiciler Birliği, tüketiciyi aldattığı gerekçesiyle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu’na başvurarak reklamın kaldırılmasını talep etti ve “Hiçbir reklam kişilerin saflıklarını, bilgi eksikliklerini ve tecrübesizliklerini istismar edemez. Bu nedenle Reklam Kurumu’na başvurduk. Tüketicinin ruh sağlığı, toplum düzeni, kamu ahlakı gibi kavramları hiçe sayan bu türden reklam yapan firmaları, bu reklamlarına son vermeleri, aksi takdirde tüketici boykotu ile karşı karşıya kalacakları konusunda uyarıyoruz” ifadelerine yer verdi.

+1. Okuma yazma öğrenme cezası

Erzurum’da, elektrik sayacının mührünü bozduğu gerekçesiyle yargılanan kadına, ”Okuma yazmam yok. Cahil insanım. Bilmeden yaptım” deyince okuma yazma ve meslek-sanat kursuna katılma cezası verildi. Şükrüpaşa Semti’nde yaşayan ev hanımı kadın, badana ustası olan eşinin, 2 yıl önce bir süre işsiz kalması nedeniyle evinin elektrik faturasını ödeyemedi. Erzurum Elektrik Dağıtım Şirketi, birkaç aya ait faturaların tahsil edilmemesi üzerine evin elektriğini keserek sayacı mühürledi. Bunun üzerine, kadın 20 gün elektriksiz kaldıktan sonra ilköğretim okuluna giden 2 çocuğunun derslerini yapabilmeleri için sayacın mührünü bozarak elektriği yeniden bağladı. Mührü bozduğu tespit edilen kadın hakkında, Erzurum Elektik Dağıtım AŞ ekiplerince yapılan suç duyurusu üzerine Erzurum 2. Asiyle Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Tutuksuz yargılanan kadın mahkemede, üzerine atılan suçlamalarla ilgili ”Okuma yazmam yok. Cahil insanım. Bilmeden yaptım” diyerek kendini savundu. Mahkeme heyeti bunun üzerine, kadına Denetimli Serbestlik uygulaması kapsamında ”2 yıl süreyle okuma yazma öğrenme” ve ”meslek veya sanat edinmesini sağlamak amacıyla eğitim programına katılma cezası” verdi.

https://www.youtube.com/watch?v=VRoAMtFRf7c&t=173s

https://www.aydinlawgroup.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir